Haz
24
Kategorisi
Saç Bakımı
Bunun için önce yüz şekillerini bilmeliyiz. Yedi çeşit yüz şekli vardır. Bir yüzü oluşturan yedi şekil aşağıdaki gibidir.
Saçımızı kestirmeye karar vermeden önce ne istediğimize karar vermeliyiz. Saçımız mı ön planda olsun ,yoksa yüzümüz mü? İşte yüz şekillerine göre ideal saç kesimleri..
1-Yuvarlak Yüz:
Dengeli yumuşak bir yüz yapısıdır.Suratta değişiklik yapmaz. Ama yüzünüzün yuvarlaklığından şikayetçi iseniz ve bunu biraz olsun inceltmek istiyorsanız saçınızın volümünü yüksek tutacak modelleri tercih etmelisiniz. Böylece saçınız ön planda olup,yüzünüzün yuvarlaklığı biraz olsun azalacaktır.Yüzünüzün hatlarına göre öne doğru kesilmiş tutamlarda yüzünüzü biraz olsun inceltecektir.
2-Kare Yüz:
Kare yüz yapısıda yuvarlak yüz gibi dengelidir. Sertlik ön plandadır. Kare bir yüze saç kesimi yaparken eğer yüz şeklinizi değiştirmek istemiyorsanız size en uygun olanı yine kare bir kesimdir. Fakat yüzünüzdeki ifadeyi yumuşatmak, dengelemek istiyorsanız saçınıza yuvarlak modeller kestirmelisiniz.Bunu yaparken saçınıza yuvarlak bir kesimli kahkül ve şakaklarınıza inen saç tutamları yaptırabilirsiniz.
3-Diktörtgen Yüz:
Suratta değişiklik yapan ama fazla değiştirmiyen bir yüz şeklidir. Eğer yüzünüzü biraz kısalmak amacı ile kesim düşünüyorsanız çene kemiğini geçmeyecek şekilde kesim yaptırabilsiniz. Şakak kemiğini örtecek şekilde kesilen kesimler ile dengeli,uyumlu saç modellerine sahip olabilirsiniz.
4-Enine Diktörtgen Yüz:
Bu yüz şeklinde yüzünüzü biraz uzatmak ver şakak kemiklerinizin ön plana çıkmasını istemiyorsanız uzun saç modelleri ya da saçınızda yukarlara verilecek volümlerle saçınızın biçimini dikdörtgen şeklinde kesimler vasıtası ile yüzünüzü inceltebilir ve yüz yapınızda birazda olsun değişiklikler yapabilirsiniz.
5-Ters Üçgen Yüz:
Surat yapısını tamamen değiştirebilen yüz şeklidir.Bu tip yüz şekillerinde daha modern kesimler yapmak mümkündür. Makyaj için ise en elverişli yüz biçimidir. Kişileri çok enerji dolu gösteren bu yüz şekline eğer yüz biçimini değiştirmeden daha bir güçlülük katmak istiyorsanız, saçınızın yanlarını ve enselerini kısa kestirerek ,saç tepesine volüm vererek kesilen saç modellerini tercih etmelisiniz. Ama kendinize biraz dengeli,uyumlu ve yumuşak bir yüz ifadesi vermek istiyorsanız tam tersi enselerde daha çok volümü olan ve saçın tepesine doğru volümü azaltılmış saç modellerini tercih etmelisiniz.
6-Üçgen Yüz:
Saç şeklinde daha negatif olan bir yüz biçimidir. Kişileri enerjisi zayıflamış ve yorgun gösterir. Bu tip yüz şekillerinde negatif olan yüz biçimini saçınıza verilecek pozitif enerji ile dengelemelisiniz. Bunu enselerde saçı azaltarak şakak kemiğindeki bölgeden saç tepesine doğru volümü arttırarak yaptırabilirsiniz. Küçük kare kesimler yaptırabilirsiniz.
7-Baklava Yüz:
Bu yüz biçiminde saçınıza uzun, kısa, düz, dalgalı, kahküllü modelleri uygulayabilirsiniz. Sadece bunları uygularken kuaförünüz ile diyalog kurarak boyunuza,kilonuza ya da yüzünüzde nerenin ön planda, nereniz arka planda kalmasına karar vererek saç modelinizi bulmalısınız.
Dikkat Edilmesi Gerekenler:
Yüz şekline göre saç kesilirken kuaförünüzle uzun uzun bir diyalog yapmalı, yüzünüzü mü, saçınızı mı ön plana çıkarmak istediğinizi belirtmeli, kilo, boy, giyim tarzınız ve hatta kişiliğinizi bile konuşmalı ve ona göre saç kesimi yaptırmalısınız.
Haz
24
Kategorisi
Güzellik
Kırışıklıklar biyolojik yaşlanmanın başlıca işaretidir. Mimik kırışıklıkları veya ifade çizgileri olarak tabir edilen kırışıklıklar, yüz kaslarının tekrarlanan hareketleri sonucunda oluşan ve alın çatma, gülme ve göz kenarlarında kalmaya meyilli kırışıklıklardır. Yaş ilerledikçe deri elastikiyetinin çoğunu yitirir, kırışıklıklar daima kalır ve yıllar geçtikçe derinleşir.
Bayanların bu güne kadar bu kırışıklardan korunmak için nemlendirici ve kırışıkları uzun süre kullanım sonrası sadece dondurabilen, yok olmasına yardımcı olamayan kremlerden başka, kırışıklık gidermek için tek yaralanabilecekleri tek tedavi yöntemi Botox uygulamalarıydı…
Ancak Botox uygulamasını herkes yapamaz. Bu yarı tıbbi bir operasyondur ve çevremizde başarısız Botox uygulamaları sebebiyle mimik kaybına yakalanmış bir çok insan vardır. Botox yaptıran birini uzak mesafeden bile mimiksiz yüzünden tanıyabilir, anlayabiliriz.
Tıp, Bilim ve Teknolojinin birbirine bağlı gelişmesi sonucu geçtiğimiz yıllarda başarıya yaklaşmış kremler piyasada yerini almaya başlamıştı, ancak ; bu kremler tam olarak sorunu giderememekte ve Botox uygulamasında ki kadar başarılı olamamaktaydı.
Bu gün geldiğimiz noktada belki de çok uzak görünen ya da bu kadar etkili olması beklenmeyen Bonie Anti-Rides Krem ile kırışıklık tarihinde yeni bir sayfa açılıyor. Syn-Ake teknolojisiyle SWISS TECHNOLOGY AWARD ödülünü kazanan Bonie Anti-Rides artık enjeksiyon riski olmaksızın Botox etkisini yaşamınızı sağlayacaktır.
SYN-AKE’in Botox benzeri etkiye sahip olduğu ve 28 gün, günde 2 defa düzenli kullanımla yüzdeki kırışıklıkları %52 azalttığı 2005 yılında İsviçre’deki Dermascan laboratuarında yapılan testlerle ispatlanmıştır.
Ürün İçeriği
Cetyl Stearyl Alchol
Myristyl Myristate
Hydrogenated Polydecene-Nexbase 2006
Ocytl methoxy cinname- UVB filter-Cinnamon
Dl-Alpha Tocopheryl Acetate- Vitamin E
Deionized Water
Saccaride Isomerade-Pentavitin
Dipeptide Diaminobutyroyl
Benzylamide Diacetate-SYN-AKE
Phenoxyethanol
Methylparaben
Butylparaben
Ethylparaben
Propylparaben
Isobutylparaben
Methylchloroisothiazolinone
Parfum
Etken Maddeler
Dub VCI 10: Velvet Ester ile cilde kadife yumuşaklığı verir.
Next Base 2006: Cildi koruyucu filtre etkisi vardır.
E Vitamini: Hücre yenileyicidir.
Pentavitin: Doğal nem düzenleyicidir. Geleneksel nemlendiricilerin etkilerini yitirdiği en kuru şartlarda bile ciltte kurumayı ve pullanmayı önler. AHA kullanımının neden olduğu kuruluk ve iritasyonu azaltır.
Bonie Anti-Rides Krem; SYN-AKE etkisi ile ;
25-35 yaş arası
Ortaya çıkan ilk kırışıklık çizgilerinin engellenmesine yardımcı olur.
Kırışıklık önleyici etkisi vardır.
Nemlendirici etkisi vardır.
35-45 Yaş arası
Kalıcı olmaya yatkın ifade çizgilerinin tedavisinde yardımcı olur. Kırışıklık önleyici etkisi vardır.
Mevcut kırışıklıkların sayısını ve boyutunu azaltır.
Nemlendirici etkisi vardır.
Anti Aging etkisi vardır.
45 yaş sonrası
Drin ifade çizgilerinin tedavisinde yardımcı olur.
Mevcut kırışıkların boyutunu ve sayısını azaltır.
Nemlendirici etkisi vardır.
Anti-Aging etkisi vardır.
Bonie Anti-Rides ejekte Botox yöntemi kadar etkili midir?
Her iki tedavi yöntemi birbirinden farklılıklar gösterir. Botox enjekte sisteminde kaslar felç edilerek mimik hareketlerinden oluşan çizgilerin oluşması engellenirken Bonie Anti-Rides krem ile bu kırışıklıklar tedavi edilerek var olanlar yok olurken oluşmak üzere olan çizgilerin de önüne geçilir. Botox enjektesinin Bonie Anti-Rides Kremden ayrılan diğer bir özelliği ise tik hareketlerini engelleyebilmesidir. Kaslar felç olduğundan beyinden gelen tik hareketinin oluşmasına engel olunabilmektedir. Yani kısaca amacımız kırışıklıklardan kurtulmaksa en etkili ve sağlıklı yöntemin Anti Rides krem olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ayrıca Anti-Rides Krem’in enjekte uygulamadaki gibi yanlış uygulanma riski kesinlikle yoktur. Daha sağlıklı ve genç bir yüz için her gün 2 kez 25 gün kullanılması yeterlidir.
Bonie Anti-Rides Kremin yan etkileri var mıdır?
Kesinlikle şimdiye kadar bildirilmiş bir endikasyonu yoktur ancak biz yine de alerjik bir cilt yapısına sahip kişilerin cilt doktoru ya da uzmanı gözleminde kullanmalarının uygun olacağını söylemekteyiz.
25 Günlük kullanımdan sonra kullanım kesildiği taktirde etkisini yitirir mi?
25 günlük kullanım yalnızca tam etkisinin ortaya çıkması için gereken süredir, tabii ki tedaviye devam etmek oluşabilecek yeni çizgilerin önünü keseceği gibi var olan çizgilerin tamamen yok olmasını sağlayabilir. Bu 25 günlük etki süresi cilt yapısına göre değişiklik gösterebileceği gibi bünyeye göre de değişebilmektedir. Şimdiye kadar elde edilen raporlara göre en kısa 17 en uzun 45 gün içerisinde etkisini göstermektedir. Ortalama etki süresi 25 gündür. Kullanım kesilirse, belli bir süre sonra yeni kırışıklıklar belirebilir, ancak tedavi olan kırışıklıklar uzunca bir süre daha sizi rahatsız etmeyecektir.
Bonie Anti-Rides Kremin diğer kremlerle kullanımında her hangi bir sakınca var mıdır? Krem uygulaması yapılırken gün içerisinde makyaj yapmak cilde zarar verir mi?
Bonie Anti-Rides Krem’in herhangi bir yan etkisi olmadığı gibi diğer tüm krem ve bakım ürünleriyle birlikte kullanımda bir sakınca yoktur ancak biz maksimum etki için nemlendirici türü kremlerle birlikte kullanılmamasını önermekteyiz çünkü; Bonie Anti-Rides Krem içeriğinde zaten nemlendirici özelliği barındırmaktadır.
Makyaj yapmanın da bir sakıncası yoktur ancak bildiğimiz üzere makyajın cildi deforme edici özelliğinden sebep ürün etkisini daha uzun sürelere yayabilir. En kısa sürede etkisini görebilmek için makyaj yapmamak ya da hafif makyaj uygulamaları yapmanın daha etkili olacağını bilmelisiniz.
Bonie Anti-Rides Krem içeriğinde Botoxta olduğu gibi yılan zehiri var mıdır?
Öncelikle Botox içeriğindeki onlarca maddeden sadece biri yılan zehiri içerisinde bulanan bileşiklerden yine sadece biriyle uyuşmaktadır. Dolayısıyla buna yılan zehiri demek yanlış olur. Bonie Anti-Rides Krem etkisini SYN-AKE isimli yöntemle sağlamaktadır. İçeriğinde her hangi bir zehir ya da toksit madde içermez, yan etkisi yoktur.
Sağlık Bakanlığının 05.02.2007 tarih ve 6029 sayılı bildirimi ile üretilmiştir.
Bonie Anti-Rides Krem, iç ve dış ambalajdan oluşur. İç ambalaj malzemesi plastik değil “akrilik” tir. Ürünün kutusu içerisinde kullanım kitapçığı ve tanıtım cd’ si yer alır.
Bonie Anti-Rides Krem, her türlü kırışıklık türü için (boyun, gıdık, yüz, v.s.) uygundur. Diğer uygulamalara alternatiftir.
bilgi ve siparis icin : www.bitkisel.gen.tr
Haz
24
Kategorisi
Güzellik
Günümüzde kadınlar artık küçük göğüsü tercih etmeye başladı… Dünyada tercih edilen göğüs ölçüsü 85′ten 80′e indi. Peki kadınlar büyük göğüs isteklerinden neden vazgeçti?
Kadınların çeşitli sıkıntılardan kurtulmak ve yaşam kalitelerini artırmak için göğüslerini küçülttüğü, dünyada tercih edilen göğüs ölçüsünün de 85′ten 80′e indiği bildirildi.
Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ali Barutçu, büyük göğüslerin bazı tıbbi sorunları da beraberinde getirdiğini vurgulayarak, özellikle çok iri göğüslü kadınların ‘’sırt ve boyun ağrısı”, ‘’sutyen bantlarının omuzlarını kesmesi” gibi şikayetlerle ”meme küçültmek” için başvurduklarını söyledi.
Prof. Dr. Barutçu, ”İri memeler, kadınların günlük aktivitelerini kısıtlamaktadır. Bu kısıtlama da onların sosyal yaşamlarına olumsuz yansımaktadır” dedi.”Meme büyütme” operasyonlarının ise daha çok sanatçılar tarafından tercih edildiğini anlatan Prof. Dr. Barutçu, buna karşın bugüne kadar çalıştığı değişik merkezlerdeki plastik cerrahi birimlerinde en sık uygulanan göğüs ameliyatının ”meme küçültme” olduğunu kaydetti.
Bu operasyonların göğüslerin iriliği nedeniyle oluşan psikolojik problemleri de çözdüğünü dile getiren Prof. Dr. Barutçu, ”Meme küçültme ameliyatları, sosyal hayatın stresini azaltmakla birlikte kadının günlük yaşam kalitesi ve iş hayatındaki başarısını artırmaktadır” şeklinde konuştu.
Estetik-Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Ayşen Bilge Sezgin de toplumda kadının yerinin değiştiğine işaret ederek, ”Günümüz kadını iş hayatında daha çok yer alıyor. Dolayısıyla aktif ve sportif. Bu nedenle artık dünyada kabul edilen ideal göğüs ölçüsü 85′ten 80′e düştü” dedi.
Büyük göğüslerin kadının hareketini kısıtladığını vurgulayan Dr. Sezgin, ”Bununla birlikte her istediğinizi giyemezsiniz. Ayrıca büyük göğüsler, sırt ağrısı, meme altlarında pişik, kızarıklık ve mantar enfeksiyonu yapar. Özelikle son zamanlarda silikonların çıkartılmasının sebebi, eskisi kadar büyük göğüslerin sevilmemesi” diye konuştu.
Dr. Sezgin, 10 yıl önce 90-95 bedenlik büyük protezlerin revaçta olduğunu, ancak günümüzde kadınların artık büyük göğüs istemediğini belirtti.
Küçük göğüslerin kadınların yaşını da daha küçük gösterdiğini kaydeden Dr. Sezgin, kadınların göğüslerinin sarkmaması için ise ani kilo alıp vermekten kaçınmaları ve günde yarım saat süreyle göğüs kaslarını çalıştıracak şekilde spor yapmaları gerektiğini söyledi.
Dr. Sezgin, göğüs bakımı için en iyi sporun yüzme olduğunu ifade ederek, bunun yanında sürekli evde bulunan kadınların da ağırlık kaldırma, asılma ve çekme gibi egzersizler yapabileceklerini sözlerine ekledi.
Haz
24
Kategorisi
Astroloji
Elementi : Su
- Özelligi : Çok duygusal
- Yönetici Gezegeni : Ay
- Metali : Gümüs
- Ugurlu Günü : Pazartesi
- Ugurlu Sayisi : 2
- Ugurlu Taslari : Yakut, aytasi
- Ugurlu Renkleri : Beyaz, gümüs, gri, violet
- Ugurlu Çiçekleri : Nilüfer, beyaz gül, zambak
- Ugurlu Kokulari : Misk, müge, leylak
- Ugurlu Müzik : Ask melodileri
- En Belirli Özelligi : Sadakat
- En Büyük Ideali : Maddi güven
- En Büyük Hatasi : Dikkatsizlik
- En Büyük Arzusu : Toplumda yükselmek
- En Büyük Yetenegi : Güzel konusma becerisi
Yengeç’in gelip geçici huylari Ay’a göre ayarlanmistir. Yengeç yükselen alçalan tüm dalgalanmalara karsin, hep ayni insan olarak kalir. Ona ilk kez, çilginca kahkahalar atarken rastlayabilirsiniz.
O’nun bu gülüsü kaçamayacaginiz kadar bulasicidir. Dikkat çekmeye çalismazlar. Yengeç’lerde anlasilmaz bir göze çarpma yetenegi vardir.
Karamsarlik hiç yakasini birakmaz her zaman güzelim tatli hayalleri bozmak için tetiktedir.
Yengeç’in gözyaslari hiçbir zaman timsahin gözyaslarina benzemez. O’nun hassas kalbi derin irmaklarindan tasar. Sert bir bakisinizla veya sesinizin hirçin tonuyla o’nun hassas duygularini yaralayabilirsiniz.
Acimasizlik gözlerinin yaslarla dolmasina, ya da tümüyle içine kapanmasina neden olabilir. Kirildigi zaman bunu anlamaniz kolay olmaz, çünkü sitemli bir sessizlige bürünür ve duygularini yansitmaya yanasmaz.
Iki esas Yengeç tipi vardir. Birinci tip güzel yuvarlak yüzlü, yumusak cildi, genis gülümseyen bir agzi, yuvarlak gözleri ve bebek yüzlü bir görünüsü vardir. Kusursuz bir ay imaji.
Ikinci tipe daha sik rastlanir.Yüzde sasmaz “Yengeç görünüsü” hemen dikkati çeker. Oldukça büyük kafatasi, asagi dogru sarkan kaslar, çikik elmacik kemikleri göreceksiniz. Göze çarpan bir alt çene vardir.
Tüm Ay insanlarinin çok anlamli yüzleri vardir. Bir konusma sirasinda yüzlerinde binlerce ruh hali oynasir. Yengeç geçmise saygi duyar ve iliklerine kadar bir vatanseverdir.
Yengeç, ayni zamanda bir sir küpüdür. Insanlar otomatik olarak onlara sirlarini açarlar. Yengeçler’in sefkati derindir ve büyük ölçüde sezgiye dayanir. Aklina koydugu zaman, ondan gizlenebilecek hiçbir sir yoktur. Yalnizca bilgi toplar, düsünür ve düsüncelerini yansitir.
Yengeç duygularini ayna gibi yansitsa da, elde edebilecegi birsey ugruna savasmadan ondan vazgeçmez.
Sira cömertligi gelince de, Yengeçler ayni sekilde davranirlar. Yengeç’in yüregi o kadar yumusaktir ki, baskasinin yokluk çekmesine dayanamaz. Gerçekten üzülür ve yardim etmek ister.
Kadin ve erkek Yengeç evlerine çok baglidir. Yengeç burcundan bir kisi “benim” diyebilecegi bir ocagi olmadikça asla mutlu olmaz. Uzun bir yolculuktan eve döndügünüzde Yengeç’in yüzündeki ifadeye bakin. Mutluluktan uçuyor olacaktir.
Bir kenarda ne kadar parasi olursa olsun bir Yengeç kendini asla emniyette hissetmeyecektir. Ne kadar sevilirse sevilsin daha fazlasini isteyecektir.
Yengeç’in duygulari vücutlarindan daha güçlü olabilir. Üzüntü ve korku onu hasta eder, nese iyilestirir.
Vücutlarinin en hassas bölgesi, dizler, böbrekler, idrar kesesi ve deridir. Bas ve yüz, mide ve sindirim sistemi de hassas bölgelerdir.
Pekçok Yengeç insani çiçek yetistirmekte ustadir.
Yengeç’lere göre nedense yiyecek, güvenligi simgeler. Gerçekten yesin ya da yemesin, kiler yiyecekle dolup tastigi zaman, Yengeç kendini daha çok güvende hisseder. Yengeç için yiyecek israfi büyük bir suçtur.
Her iki cinste de büyük bir annelik iç güdüsü vardir.
Yengeç’in hassas yapisi sert bir kabukla örtülmüstür ve firtinali denizlerden sakinacak kadar akillidir.
Her Yengeç’te bir parçacik ay çilginligi vardir. Bazen uzaklardaki bu bahçenin anisi onu kahkahalarla güldürür. Arada sirada üzüntüyle aglamasina da neden olur.
Haz
24
Kategorisi
Cinsellik
Erkekler dış görünüşlerine kadınlardan daha az dikkat eder gibi görünürler; ama gerçek hiç de öyle değil.
Pek konuda erkekler sanıldığının aksi şekilde hareket ediyorlar. Amerika’da yapılan istatistiklere göre derlediğimiz sayısal değerlere şaşıracaksınız…
1. İzlemeyi seviyorlar.
Erkeklerin yüzde 70′i öpüşürken gözlerini açıyor.
2. Hâlâ bekar olanlar var.
25 ve 34 yaşları arasında 5 erkekten 3′ü bekar. Her erkeğin evlenmeden önce ortalama olarak 10 seks partneri oluyor.
3. Kim üstte?
Yaşları 25 ile 45 arasındaki erkeklerin yüzde 45′i kadınların üstte olduğu pozisyondan hoşlanıyor. Yüzde 37’si anal seksi tercih ediyor. Yüzde 17’si ise; misyoner pozisyonunu uyguluyor.
4. Etkilemek için giyiniyorlar.
Yaşları 18 ile 49 arasında değişen erkeklerin yüzde 59′u kız arkadaşlarını etkilemek için giyimine özen gösteriyor. Erkeklerin yüzde 57’si dış görünüşlerini beğeniyor, yüzde 17’si ise; dış görünüşleri hakkında kendi kendilerine “Acaba şişmanlıyor muyum?” diye soruyor.
5. İç çamaşır giyiyorlar mı?
Erkeklerin yüzde 67,5′u külot giyiyor. Yüzde 26,1′i ise; boxer giymeyi tercih ediyor. İçlerine hiçbir şey giymeyenler ise yüzde 6,4.
6. Dudak meraklıları.
Erkeklerin yüzde 83′ü kadınlarda en seksi buldukları yerin dudaklar olduğunu söylüyor.
7. Kadınları seçiyorlar.
Erkeklerin yüzde 83′ü bir kadın başbakana oy vereceğini söylüyor.
8. Erkekler de ağlıyor.
Yaşları 18 ile 35 arasında değişen erkeklerin yüzde 73′ü ağladıktan sonra rahatlıyor.
9. Orgazm taklidi yapıyorlar.
Yaşları 25 ile 45 arasında değişen evli erkeklerin yüzde 17’si orgazm taklidi yapıyor.
10. Ameliyat, neden olmasın?
Erkeklerin yüzde 33′ü eğer bedava olsaydı cinsel organlarını büyütme operasyonu yaptırabileceklerini söylüyor.
11. Araba kullanırken…
Erkeklerin yüzde 69′u kadınlardan daha iyi ve güvenli araba kullandıklarını düşünüyor. Erkeklerin yüzde 23′ü araba kullanırken burunlarını karıştırıyor ve yüzde 71′i kaybolunca kimseye yön sormuyor.
12. Koltuklarını indiriyorlar.
Erkeklerin yarısına yakını arabada sevişirken koltuklarını indiriyor.
13. Kadınlar önce…
Yaşları 25 ile 45 arasında değişen erkeklerin yüzde 63′ü partnerleri orgazm olmazsa, kendilerinin de olmadığını itiraf ediyor.
14. İsterseniz sayabilirsiniz.
Erkekler orgazm olmadan önce 60 ya da 120 kere hareket ediyor.
15. Uzaya yolculuk.
Erkeklerin yüzde 42’si uzaya gitmeyi düşünüyor.
Haz
24
Kategorisi
Kariyer
Erkeklerin kariyer, kadınların ise güvence sağlayacak iş sahibi olduklarında evlilik hayallerini erteledikleri, ideal yaş geçince de fazla seçici davrandıkları için eş bulmakta zorlandıkları belirtildi.
Psikolog Ceyda Subaşı, geçmişte soyun devamı, çocuk sahibi olma, cinsel ihtiyaçları giderme, maddi ve manevi güvence gibi nedenlere bağlı olarak gerekli görülen evliliğe bakışın günümüzde değiştiğini belirtti. Subaşı, UNESCO’nun gençlik dönemini 28 yaşına kadar çıkardığını ve artık Türkiye’de de geçmişte olduğu gibi 18 yaşına kadar evlenmeyen kızlara “evde kaldı” gözüyle bakılmadığını belirtti.
Ekonomik ve eğitim düzeyinin yükselmesinin yanı sıra kadınların çalışma hayatına girerek yaşamsal güvenceye kavuşması, erkeklerin de kariyer sahibi olmalarının evliliği ertelemeye yönlendirdiğini anlatan Subaşı, şunları söyledi: “Kırsal kesimde kadınlar aileden gördükleri baskı, ekonomik sıkıntılar ya da yaşam koşullarının onları mutlu etmemesi arayışa ve en kısa yoldan evliliğe yönlendiriyor. Ancak, büyük kentlerde hem erkekler hem de özellikle çalışma yaşamında olan kadınlarda evliliğe karar verme yaşı artıyor.”
Madalyonun iki yüzü
Subaşı, erken yaşta evliliklerin, çiftlerin kişilik gelişiminin benzer dönemlerden geçmesine, böylelikle birbirine uymada daha esnek, karşılıklı beklentileri yerine getirirken daha toleranslı ve uyumlu olmalarını sağladığını vurguladı.
İlerleyen yaşlarda ise hem kadınların hem de erkeklerin daha seçici davrandıklarına dikkati çeken Subaşı, şunları kaydetti: “Kişi artık ten, saç ve göz renginden fiziksel görüntüsüne, karakteri, aile yapısı ve çevresini kadar birçok konuyu dikkate alıyor. Bu da evlilik zamanının geçmesine neden oluyor. Halk arasında söylendiği gibi (armuda saplı, üzüme çöplü) diyor. Kişiliğin gelişmesi, zamanın ilerlemesi ile bireyler daha seçici hale geliyor. Kafalarında oluşturdukları eş hayalini gerçek yaşamda bulamayanlar bile arayışı sürdürmekte ısrar edince geç kaldığının farkına varmıyor. Ayrıca, ideal evlilik yaşı geçtiğinde, kişinin doğacak çocuklarıyla kuşak çatışması daha yoğun oluyor ve iletişim zorlaşıyor.”
Evlilik neden korkutuyor
Geç kalınan evliliklerde, kişinin yaşam koşullarının değişecek olması, özgürlüğün kısıtlanması gibi gerekçelerin ön plana çıktığını ifade eden Subaşı, “İlerleyen yaşta daha kalıplaşmış bir yaşam ve düşünce şekli karşımıza çıkmaktadır. Yeni bir insanı tanımak, ona güvenmek daha çok zorlaşmıştır. Emek ve zaman istemektedir. Kişinin buna gücü ve isteği kalmamıştır” şeklinde konuştu.
Subaşı, evliliğin insanın yaşamını yönlendiren önemli bir karar, hatta hayatın dönüm noktası olduğuna dikkati çekerek, “Burada önemli olan bireylerin farklı düşüncelerin etkisinde kalmadan tamamen kendi istekleriyle karar vermeleridir” dedi.
Evlilik konusunda ne aceleci ne de fazla karamsar ve geç kalınmamaya özen gösterilmesi, duygusal ve fiziksel etkileşimin mutlaka olması gerektiğini belirten Subaşı, “İyi bir ilişki insanın yaşamını güzelleştirir, yanlış evlilik ise tam tersi etki yapar” uyarısında bulundu.
Haz
24
Kategorisi
Diyet
Kanserden korunmak için her gün 5 porsiyon ya da daha fazla sebze ve meyve tüketilmesi, ekmek gibi tahıllar ile makarna, pirinç ve baklagiller gibi bitkisel kaynaklı yiyeceklerin günlük alınması öneriliyor.
Kanser olgularının yüzde 80’i çevresel etkenlere bağlıyken, bu etkenler arasında beslenme yüzde 35 oranla başta geliyor.
Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı’ndan edindiği bilgiye göre, dengesiz beslenme kansere yol açan en önemli etkenlerin başında geliyor. Kanser olgularının yüzde 80’i çevresel etkenlere bağlıyken, bu etkenler arasında beslenme yüzde 35 oranıyla en etkili faktör olarak göze çarpıyor.
Bu çerçevede, güvenilmeyen katı yağ, meyve suyu ile çikolataların tüketilmemesi, mesane ile pankreas kanserine yol açan kahve ve sakarinalımının sınırlandırılması gerekiyor. Bulgur, mısır, yer fıstığı ve diğer yağlı yiyeceklerde üreyen küfler ve toksinler de kansere yol açabiliyor.
Bazı tehlikeli kimyasal bileşiklerin oluşmasına neden olan kızartma, kavurma, tütsüleme gibi pişirme yöntemleri kanser oluşumuna yol açan önemli faktörler arasında yer alıyor. Bu nedenle özellikle protein içeriği yüksek gıdaların haşlama, fırında ve ızgara gibi pişirme yöntemleriyle hazırlanması önem taşıyor.
Alkol ve sigaranın yanı sıra şişmanlık kanserin en önemli nedeninioluşturuyor. Alkol ve sigara tüm kanser hastalıklarına adeta davetiye çıkarırken şişmanlık, meme kanserini riskini artırıyor, varolan kolon,prostat, rektum, böbrek kanser türlerinin hızla gelişmesine neden oluyor.
YAĞ, PROTEİN VE TUZ ALIMI
Vücuda alınan doymuş yağların, günlük toplam kalorinin yüzde 20’sini geçmemesi gerekiyor. Doymuş yağın fazlası göğüs, rahim ağzı, yumurtalık, bağırsak ve rektum kanserlerine yol açıyor. Bu nedenle kırmızı et yerine tavuk ve balık eti, kızartma yerine haşlama ve buharla pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi öneriliyor.
Sağlıklı beslenme için bir yetişkinin, ağırlığının her kilogramı için günlük ortalama 1 gram protein alması gerekiyor. Aşırı protein alımı meme, rahim, bağırsak, pankreas ve böbrek tümörlerinin gelişimine imkan tanıyor. Sürekli kırmızı et yiyen kişilerde kanser olma riskinin ayda bir kez et yiyenlere göre 2.5 kat fazla olması nedeniyle, protein gereksiniminin balık, tavuk ve hindi etiyle karşılanması isteniyor.
Mide kanserine yol açan aşırı tuz tüketiminin önlenmesi için turşuve salamura gibi tuzlayıp saklama yerine dondurarak saklamanın tercih edilmesi öneriliyor. Yapılan araştırmalarda, bu yöntemin kullanıldığıülkelerde mide kanseri riskinin yüzde 64 azaldığı görülüyor.
KORUNMAK İÇİN
Kanserden korunmak için bitkisel kaynaklı yiyeceklere ağırlık verilmesi gerekiyor. Her gün 5 porsiyon ya da daha fazla sebze ve meyve tüketilmesi, ekmek gibi tahıllar ile makarna, pirinç ve baklagiller gibi bitkisel kaynaklı yiyeceklerin günlük alınması öneriliyor.
Kansere karşı, kullanılan kızartma yağlarının tekrar kullanılmaması, hayvansal kaynaklı yiyeceklerden uzak durulması, kırmızı etin azaltılması, spor yapılması, alkol ve sigaradan uzak durulması gerekiyor.
Haz
24
Kategorisi
Çocuk
Çocuklarına yeterince zaman ayıramayan çalışan annelerin bunu telafi etmeyi bildiği ortaya çıktı.
ABD’de yapılan bir araştırmada, çalışan annelerin çocuklarına harcadıkları zamanın niceliği değil, niteliğinin önemli olduğu belirlendi. Çalışmayan annelerin çocuklarına çalışan annelerden sadece 1.5 saat fazla zaman ayırdıkları tesbit edildi. Öte yandan bir başka araştırmada da anneleri çalışan çocuklar ile çalışmayanlar arasında belirgin bir sosyal ve entelektüel fark bulunmadığı gözlendi.
Çalışan annelerin, çalışmayanlara oranla eksik kalan zamanı ev işlerinden feragat ederek tamamladıklarını tespit eden bilim adamları, çocuğun sosyal ve entelektüel gelişimi için, anne ile çocuk arasındaki ilişkinin niteliğinin, çocukla geçirilen süreden daha büyük etkisi ve önemi olduğunu belirtiyorlar.
ABD’nin Houston ve Texas üniversitelerinde görevli öğretim üyesi Stacey Rosenkrantz Aronson liderliğinde bir ekip tarafından yürütülen araştırmada, 7 ve 8 aylık bebekleri olan 1053 anne, tuttukları günlükler ve 3 yaşına basıncaya kadar çocuklar gözlemlendi.
SADECE 1.5 SAAT FARK
Bilim adamları, çalışan annelerin bir işgünü ile çalışmadıkları iki ayrı 24 saati incelediklerinde, çalışmayan annelerin çocuklarına çalışan annelerden sadece 1.5 saat fazla zaman ayırdıklarını belirledi.
Araştırmayı yapan bilim adamları, bir çocuğa ayrılan toplam zamanın en büyük belirleyicisinin, evde bir başka çocuk olup olmadığına bağlı olduğuna işaret ederek, çalışan annelerin ev işlerinden feragat ettiklerini ve özellikle hafta sonları çocuklarına hobi ve sosyal faaliyetler için daha fazla zaman ayırdıklarını kaydettiler.
ÇOCUKLAR ARASINDA BELİRGİN FARK YOK
ABD’de yapılan bir başka araştırmada da anneleri çalışan çocuklar ile çalışmayanlar arasında belirgin bir sosyal ve entelektüel fark bulunmadığı tespit edildi.
12 bin 600 kişinin katıldığı araştırmada, anneleri uzun saatler çalışan çocukların sözlü ifade ve eğitim gelişiminde, anneleri çalışmayan çocuklara oranla biraz daha düşük notlar almalarına karşın,bu farkın zaman içinde kapandığı belirlendi.
Haz
24
Kategorisi
Moda
Lise ve üniversite gençliğinin tercih ettiği küçük mağazalar, sokak modasına yön veriyor. Genelde kendi tasarımlarını satışa sunan butik sahipleri ise sıradışı ve renkli kişilikleriyle dikkat çekiyor.
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kendi tarzlarını yaratanlar giderek artıyor. Eskiden moda, sokağı etkilerdi ancak günümüzde sokak, modayı etkiliyor. Beyoğlu ve civarında yoğunlaşan birkaç butik ise bu yeni trende öncülük ediyor. Üniversiteliler, liseliler ve gündelik yaşamda “rahat ve özgün” giyinmeyi tercih edenler bu mağazaların müdavimleri arasında. Geçmişleri bundan birkaç yıl öncesine dayanan butiklerin çoğunun sahibi ise aynı zamanda satışa sunulan ürünlerin tasarımcıları. Beyoğlu’nun gizli alışveriş cennetlerini tek tek gezdik, en çok tercih edilen ürünleri bir araya getirdik. Tek tip olmaktan sıkılanlar ile kaliteli ve hesaplı alışverişi tercih edenler bu adresleri mutlaka keşfetmeli…
Dilek Butik
Anabala Han içindeki Dilek Butik’in sahibi Dilek Yıldız, altı yıl boyunca profesyonel olarak makyözlük yapmış ama içinde hep bu tarz bir butik açma hayali yatıyormuş. Yıldız, özgün giyindiğini düşünen insanların da aslında birbirlerine benzer giyindiklerini düşünüyor. Ona göre gerçekten “farklı” giyinen çok fazla insan yok. Kendi mağazasını yaklaşık bir yıl önce açan Yıldız, tasarımlarının sıradışı olduğunu ancak kendisine her kesimden insanın geldiğini ifade ediyor. “Marjinal giyinmekten hoşlanıyorum. Renk uyumuna hiç dikkat etmem ve nasıl rahat ediyorsam öyle giyinirim” diyen genç tasarımcı, televizyonlarda yayınlanan gençlik dizilerine de özgün kıyafetleriyle sponsorluk yapıyor. Butiğinde kendi tasarımlarının yanı sıra adı çok duyulmamış bir iki modacının tasarımlarına yer veriyor. Yurtdışında, bu alanda isim yapmış butiklerin tasarımlarını da butiğinde satıyor. Dilek Butik’- te, hiçbir yerde bulamayacağınız özel tasarım ayakkabı, aksesuar, pantolon, etek ve elbiseler var. Pantolonlar 45-50, etekler 40, kazaklar 35, atkılar 25, çantalar 50-35, aksesuarlar 10-20, şapkalar 20 milyon TL. Adres: Başağa Çeşme Sok. Anabala Han. No: 11, Beyoğlu Tel: (0212) 243 98 89
Avantgarde
Son on yıldır sokak modasına yön veren butiklerden birini işleten Yalçın Avcı da yakın bir zamanda Avantgardeast ismiyle kendi markasını yarattı. Bulaşıkçılıktan otel müdürlüğüne, rehberlikten butik işletmeciliğine kadar farklı işler yapan Avcı, artık kendi tasarımlarıyla sokak modasına yön veriyor. Avantgarde isimli butikte şimdilik daha çok yurtdışında sokak modasına yön veren markaların ürünleri satılıyor ancak birkaç ay içinde yüzde 50 oranında Avantgardeast markasının ürünlerine yer verilecek. Avantgarde, aynı zamanda yurtdışından gelen ikinci el ürünlerin de satıldığı bir butik. Hiçbir yerde rastlayamayacağınız kıyafetleri ikinci el bölümünde bulabilirsiniz. Burada hem kadın hem de erkek giyiminde, pantolondan aksesuara kadar her türlü ürün var. Şimdilik sadece penye ürünlerde kendi tasarımlarını satıyorlar. Çanta, kemer ve takılarda da her yerde rastlayamayacağınız ve adı duyulmamış tasarımcıların ürünlerine yer veriyorlar. Ayrıca kot pantolon, kemer ve pop-art çanta koleksiyonları da bakılmaya değer. Tarkan için bu mağazadan alışveriş yapan “sevgilisi” Bilge Öztürk, şarkıcı İzel ve Reyhan Karaca Avantgarde’ın müdavimleri arasında. Tişörtler 5-15, montlar 20-70, pantolonlar 20- 45, çantalar ise 20-40 milyon TL. Adres: İstiklal Cad. 230/12 Galatasaray İş Hanı, Beyoğlu. Tel: (0212) 245 15 07
AyşeDeniz Butik
Bir yıldır kendi ismini verdiği butikte sadece kendi tasarımlarını satan Ayşe Deniz Başaran, İtalya’ya kendi ürünlerini pazarlıyor. İtalya Padova’da bulunan daFrom adlı butik, iki sezondur AyşeDeniz markalı ürünler satıyor. Üzerinde kendine özgü çiçek ve hayvan figürleri olan etek, pantolon, palto, ceket, çanta gibi ürünler tasarlayan Başaran, daha önceki yıllarda ünlü bir galeride sanat danışmanlığı yapıyormuş. Aslında üniversitede de seramik okumuş, bu işe çanta tasarlayarak başlamış. Şimdi kendi butiğinde sadece birer adet ürettiği tasarımlarıyla farklı görünmekten hoşlanan Türk ve İtalyan kızlarını giydiriyor. “Basit” modelleri renkli kelebek ve çiçek desenleriyle zenginleştiriyor. Bu butikten satın aldığınız kıyafeti bir başkasının üzerinde görme olasılığınız hemen hemen hiç yok gibi. Butiğe daha çok burayı bilen, tasarımlarını seven ve özgün giyinmekten hoşlananlar geliyor. Ayşe Deniz Başaran, kıyafetin kendini ifade etmenin başka bir şekli olduğunu ve bunun bilincindeki insanların butiğini tercih ettiğini söylüyor. Etekler 35-70 milyon, ceketler 70-100 milyon, paltolar 100-170 milyon TL. Adres: İstiklal Cad. Galatasaray Han 230/1, Beyoğlu. Tel: (0212) 244 67 17
eviHan
Çukurcuma’da buluan eviHan, Kristin Evihan tarafından işletilen, her türlü kıyafeti ve aksesuarı bulabileceğiniz hoş bir butik. Yıllarca turizmcilik yaptıktan sonra yaklaşık bir yıldır eviHan adlı kendi butiğinde cam takılar tasarlıyor ve satıyor. Butikte önceleri sadece kendi tasarladığı ürünleri satarak işe başlayan Kristin Evihan, daha sonra farklı tasarımcıların ürünlerine de yer vermeye başlamış. Şimdi burada çantadan patiğe, ayakkabıdan eteğe pek çok ürünü bulmak mümkün. Ancak her üründen sadece bir tane bulunuyor çünkü her şey el yapımı. Hatta eteklerin ve çantaların kumaşları bile elle yapılıyor. Takılar özellikle kadınların aklını başından alacak kadar muhteşem. Buraya özel giyinmek isteyen ve giydiklerini başkalarının üzerinde görmek istemeyenler geliyor. Ancak müşteri kitlesini daha çok sanat camiasından insanlar oluşturuyor. Çantalar 135-165, etekler 165-245, ayakkabılar 145- 165 milyon TL. Adres: Altıpatlar Sok. No:8, Çukurcuma. Tel: (0212) 244 00 34
Eşik
Eşik, aslında 5 kişiden oluşan bir tasarım stüdyosu. Bu mağazanın vitrininden içeriye baktığınızda ilk bakışta ne olduğunu anlamak gerçekten çok güç. Çünkü rengarenk ve farklı tasarıma sahip dekorasyon öğelerinin arasına tişört, şapka ve çantalar serpiştirilmiş. Bu mağazada sergilenen dekorasyon öğeleri de en az tekstil ürünleri kadar dikkat çekici ve çoğu da tasarım dünyasının önemli ödüllerine sahip. Farklı bir konsepte sahip mağazada sergilenen tişörtler de çok ilginç. Eşik’in tekstil tasarımcıları dünyada sokak modasına yön veren önemli butiklerin çoğuna tasarım yapıyor.
Haz
24
Kategorisi
Egzersiz
Biraz soluklanmak ve hafiflemek için, fitness uzmanı ve “sıkılaştırıcı” Karine Baillet tarafından hazırlanan outdoor bir reçete.
Pazartesi, öğle yemeği vaktinde koşu
Şehir dışında: Kendinize 2-3 kilometrelik bir parkur seçmekle işe başlayın. İlk 10 dakika boyunca koşmayın, kısa ve sık adımlarla yürüyün. Daha sonra 20 dakika boyunca koşun. Somut hedefler belirleyin. Örneğin 200 metre uzaklıktaki ağaca kadar yürüyeceğim, diğerine kadar yürüyüşümü tempolu hale sokacağım ve sonra koşacağım. Zaman ve mesafeyi aynı şekilde ayarlayarak bunu en az on kere tekrarlayın. Yeterince antrenmanlı olduğunuza inanıyorsanız, elektrik direği, ağaç gibi hedeflere doğru kısa ve tempolu adımlarla yürüyün ve diğer hedefe doğru hızınızı sürekli arttırın.
Şehirde: Bir parkı ya da az kullanılan yolları tercih edin. Hedefler bir bank, bir trafik levhası ya da bir sokak lambası olabilir. Spordan sonra: Kalçalarınızda ve bacaklarınızda kırıklık olmaması için 5 dakika daha yürüyün ve rahatlama hareketlerini uygulayın.
Bacak arkaları için: Bir ağaca (duvar da olabilir) yüzünüzü dönün ve ellerinizi gövdesine yaslayın. Bir bacağınızı öne doğru bükün diğerini gergin tutun. Topuğunuzu yerde tutarak ağacı hareket ettirmek istiyormuşsunuz gibi itin. 30 saniye boyunca bu pozisyonu koruyun. Daha sonra aynı hareketi diğer bacak için uygulayın. Gövdenizi yumuşak hareketlerle dizinize doğru eğin ve nefesinizi düzenli ve yavaş almayı ihmal etmeyin. Pozisyonunuzu 30 saniye koruyun ve bacağınız değiştirerek devam edin.
Salı sabahı, bisikletle gezinti
Şehir dışında: Bisikleti önce 5 dakika boyunca düz bir alanda sürün, sonra 30-40 dakikalık bir gezintiye çıkın. Vitesi düşürerek pedalların daha yavaş dönmesini sağlayın. Böylelikle kalbiniz daha çok çalışacak va dha az yorulacaksınız. Koltukta gergin oturmayın ve gidonu çok sıkı tutmayın. Vücudunuzun üst kısmını gevşek tutun ve bu zamanı karnınızı çekip iterek kaslanması için hareket ettirmekte kullanın.
Şehirde: Önce arabaların vızır vızır geçmediği, sakin bir yol bulun. Demin açıkladığımız yöntemle bisikleti sürün ve klabalık yollarda da konsantrasyonunuzu korumaya bakın.
Kalçalar için: Yine bir ağaca veya duvara karşı yüzünüz dönük haldeyken, tek elinizi destek almak için ağacın gövdesine yaslayın. Diğer elinizle ayak bileğinizden tutarak topuğunuzu kalçalarınızın hizasına ne kadar kaldırabiliyorsanız kaldırın. 30 saniye bu pozisyonda kaldıktan sonra bacak değiştirerek devam edin.
Kalçaların arkası için: Bir ağaç kütüğünün ya da bir bankın üzerine bir bacağınızı koyun, diğer bacağınız yere basılı kalsın.
Spordan sonra: Bacaklarınızı epey zorladınız, rahatlatmak için şu birkaç hareketi uygulayın:
Bacak arkaları için: Bisikleti düşük bir vitese alarak ayağa kalkın. Önce bir topuğu sonra diğerini kullanarak bisikleti yavaşça sürün.
Gevşemek için: Bir ayağınızı pedaldan çekip bacağınızı silkin. Aynısını diğer bacağınız için de uygulayın.
Çarşamba akşam üzeri roller veya trotinet
Şehir dışında: Kayılabilecek bir alan bulun. Asfaltı iyi olan bir yol, deniz kıyısında bir kaldırım uygun olabilir. 40 dakika boyunca zaman zaman bacak değiştirerek kayın. Rüzgara karşı bir direniş yaratmak için arada kollarınızı açık tutarak kayın.
Şehirde: Bir ırmağın kenarındaki yol boyunca ya da bir süper marketin otoparkında kayabilirsiniz.
Spordan sonra: Kaslarınızı gevşetmek için şu hareketleri uygulayın:
Roller için
• Karnınızı içeri çekip, kollarınızı ileriye doğru uzatabileceğiniz kadar uzatın ve öyle kayın. Düzenli nefes alıp vermeye devam edin.
• Kollarınızı öne doğru uzatıp bacaklarınızı bükün ve karnınızı içeri çekin. Sırtınızı kamburlaştırın ve pozisyonunuzu birkaç saniye koruyun.
• Bacaklarınızı rahatlatmak için, rollerlarınızı çıkartın ve pazartesi günü için önerdiğimiz germe hareketlerini yapın.
Trotinet
• Trotinetin üzerine bir bacağınızı koyun ve yavaş yavaş giderken diğerini kaldırıp havada tutun. Arada bacak değiştirin.
• Ara verdiğinizde pazartesi günü için önerdiğimiz hareketleri yapın.